Page 4 - tırnak içinde dergi
P. 4
YANIK İZLERİ
Rumeysa Alarçın
Elimdeki ateşe ant olsun /Senden Önce/
Geceye
Kayıp giden yıldıza Her şey nasıl da normaldi oysa
Boynumdaki zincire ant olsun Nasıl da yerli yerindeydi
Vesveseli gecelere Küf yeşili, turkuaz ve ofelya bir köşede
Sayıklamalara Siyah, turuncu ve kırmızı yan yana dizili
Tabancaya ve tetiğe ant olsun ki Sesini duyunca
Elime bulaşan boyayla Odadaki tüm renkler cam kırıkları gibi çıtır-
Sineme karışan giz arasında dadılar tüplerinin içinde
Bak da gör; Korkularımla arama bir çizgi çektim
Kapanmış bir yarayı tekrar açarcasına Fırçalarımı hazırlayıp
Seni sonsuzluğa uğurlayacağım En büyük tuvalimi şövaleye yerleştirdim
Bak da gör;
Kendimi kendimden kazıyıp atacağım. Sesini duyunca
Karanlıktan korkmalar neymiş Beni ben yapan ne varsa
Neymiş çarmıha gerilip de Parçalayıp döktüm yere
Aynada gölgeleri kovalamalar Sonra tüm kırmızı boyalarımı alıp karşıma diz-
Sardığım, sarıldığım, olmazım dim
Bir bir hesabını soracağım senden Sana bakar gibi uzun uzun
Bilirim çünkü, Derin derin aktım onlara
Ardımda bırakıp gittiğim şehrin
bakışlarındır nabzını tutan Paletimin tozlarını sildim sesini duyunca.
Ve adının üstünde yapılan ayinlerde kurban Yeni bir resme başlar gibi
edilip dururken Adını tenime kazıdım
Bilirim
Bilirim yine elbet koridorun köşesini kıvırırsın Senin omzun böyle bir yer çünkü
da Kelimeler ve tılsımlardan uzak,
Adımlarının silindiği noktada mıhlanır kalırım Kendini tekrarlamalardan
Bilirim çünkü düşündüm seni Durup durup özür dilemelerden uzak
Terapiler ve ilaçlarca Özgür ve dingin.
Kınlarca kılıçlarca düşündüm Sorgu suallerden uzak
Gecenin yüreğine ayrı bir gece indirdim senin Yalın.
için Senin omzun böyle bir yer çünkü
Yeni bir gece Orada her şey mümkün.
Bıçak gibi keskin yara gibi derin
Ve elbet alabildiğine yaldızlı İnan tek fırça vurmam sana
Gitmemi isteme Benden gitmemi isteme
4

