Page 19 - tırnak içinde dergi
P. 19

vurdumduymazlaşıyor,  o gücün kendisine              sahibi olmak; onun
                                   başkalarının derdine      ait olduğunu değil,        için hüzün duyarsın.
                                   karşı hiçbir reaksiyon  o kudretin sahibiyle         Bunu duyan
                                   göstermeyen               birlikte bir şeyler        insan, hep kendi
                                   mahluklar haline          yapabileceğini             yemeyi düşünmez,
                                   geliyor. Frankestein’in  hisseder. Bu                başkalarına da
                                   canavarı gibi             hüznün bir şekilde         yedirmeyi düşünür.
                                   dolaşıyor. Ekolojik       dönüşümüdür, bir           Hani eli ayağı
                                   olarak pet şişelerden  şekilde tekamüle              tutmayan bir
                                   daha zararlı bir hale     vesile kılınışıdır.        hastaya yemeğini
                                   geliyor. Bunun karşıtı                               yedirseniz siz de
                                   ise Doğu dünyasıdır.      Öte yandan,                mutlu olursunuz o da
                                   Doğu dünyası              sufilerin getirdiği        mutlu olur ya, sonra
                                   derken sadece             başka bir şey var.         o doyduğu vakit siz
                                   İslami tasavvufu          Bireyciliği getiren        daha fazla mutlu
                                   kastetmiyorum,            Batı felsefesinin          olursunuz. İşte hüzün
                                   Hindu düşüncesi de        karşısında sufiler,        buradan kaynaklanır.
                                   böyleydi, Budizm          Allah'tan kopuş            Hz. Peygamber'in
                                   de de böyleydi.           olduğu için hüzün          hüznü de buradan
                                   Modernite gelmeden  duyarlar. “Sen dinle             kaynaklanıyordu.
                                   Batı dünyası da           Ney'den, ayrılıklardan  "Ah bir bilseler!"
                                   böyleydi. Dertlerini      söz edelim” derken         diyordu, neyi bilseler
                                   dönüştürebilecek,         burada kastettiği          diyordu? Bu insanlar
                                   dertlerinden derman       dünyevi mahluklar          Allah ile yaşamayı,
                                   üretebilecek bir          değildir, mal mülk         iyilik yapmayı bilseler.
                                   kültürün çocuklarıydık  değildir, masiva             Kur'an'ın sürekli
                                   biz. Ne kadar dert        değildir; Allah'tır.       üzerinde durduğu
                                   olursa o kadar            “Ne olur Allah’ım          nokta: Namazını kıl,
                                   tekamülümüz de olur  sen bizi bırakma,               zekâtını ver. Daha
                                   diye düşünürdük. İşte  masivamızdan tut,             ne desin Allah, önce
                                   bu hüzündür.              şah damarından da          kendin için namazını
                                                             yakınız bize bunu          kıl, Allah ile hemhal
                                   Hüzün iki şeye            hissettir” derler.         olabileceğin anları
                                   karşıdır. Birincisi,      Büyük iradenin             bul, keşfet; ondan
                                   sizi yaradana             içerisine bir geçiş        sonra git başkalarına
                                   karşı bir hüzün           vardır, sanatta da         hizmet et.
                                   sahibi olursunuz.         bu vardır. Sanat
                                   Bu, acziyetten            teorilerinin hepsinin      Çileye de gelecek
                                   kaynaklanır. İnsanın      çıkış noktası, bir         olursak, çile
                                   “Vay, ben neymişim        büyüğe doğru               nedir? Hep ben
                                   be” falan demekten        geçiştir; bir büyüğün  bunu anlatmaya
                                   ziyade “Ben Allah'a       içerisinde yer             çalışıyorum. Adama
                                   karşı ne kadar aciz       almaktır. Sen kıyıda       musibetler yükle,
                                   bir mahlukmuşum?”         kalırsın, köpük            üzerine ağırlık ver,
                                   demesi, o acz,            olursun ama önemli         hayatını karart,
                                   insanı belli bir hüzne  olan ummana                  hücrenin içerisine
                                   getirir. Sanatın da       karışmaktır. Ummana  at, az da yemek ver,
                                   arkasında yatan temel  karıştığın vakit deniz  adam çile çeksin.
                                   insiyak şudur: Cüzi       olursun ve köpüğün         Çile bu değil aslında.
                                   iradeden külli iradeye  kalmaz ama o denizin  Çile, aşktır. “Allah'ım
                                   geçebilmek. Cüzi          içerisinde bir zerre       beni neden buraya
                                   iradesi insana hüzün  olarak diğerlerine             gönderdin? Ne güzel
                                   verir çünkü aczini        karıştığında “Ah!”         seninle beraberdik,
                                   hissettirir ama insan     dersin, mutlu              ben sana aşıktım,
                                   kendisinden daha          olursun.                   hâlâ da aşığım,
                                   büyük olan bir varlığın                              vuslatı arıyorum,
                                   içerisinde kendi cüzi     İkincisi, şöyle            tevhidi arıyorum
                                   iradesini eritir, kendini  bir hüzün vardır:         seninle. Ne olur
                                   mahz ederse o zaman  “Etrafımda çok hüzün  beni kendinden
                                   gücünü hisseder:          çeken var” Yani            uzaklaştırma!”
                                   “Allah isterse.” Ama      diğerkâm olmak,            Yani sevgi gamı.
                                                             sosyal duyarlılık          Yani el-Vedud olan

                                                           19
   14   15   16   17   18   19   20   21   22   23   24