Page 24 - tırnak içinde dergi
P. 24
Tiyatronun Doğuşu
ve Oyun Kavramı
Hüma Cemre Mutaf
Tiyatronun şu anda bildiğimiz haline gelmesi farklıdır. “Oyun, gerçek yaşamdan geçici
ne kadar zaman almış olabilir? Dekor, kostüm, olarak çıkarak kendi düzeninin, dünyasının
sahne, ışık, reji, dramaturji, oyun metni, içine girer.” Yer kavramı da değişir, artık
orkestra ve koreografi gibi sahne üzerinde yaşadığımız şehirde değil de başka bir
görülen veya görülmeyen tiyatroya ait her şey yerdeyizdir belki. Oyun oynarken bizimle
binlerce yıl önce tabii ki şimdiki haliyle aynı beraber oynayan kişiler de başkaları
değildi. Bu terimler zaten insanların dil yetisi olmuştur artık. Ancak bu süreç, yaşamın
geliştiğinde ve tiyatro üzerine sistematik bir gerçekliğinden farklı olduğu için kazansak
düzen düşündüklerinde ürettikleri kelimelerden bile bir çıkar sağlamaz bize. Bunun üzerine
ibarettir. Ancak bu terimlerin içinde biri daha bir de şimdi oynadığımız oyunları düşünelim.
vardır ki onun sözü az önce edilmedi. Bu, Çocukluğumuzdaki gibi oyunlar oynamıyoruz
“oyuncu”dur. Oyuncu her şeyin başından artık, ama onların yerine başka oyunlar var
beri vardır, çünkü “oyun”un edilebilmesi için hayatımızda. Mesela fal bakmak ve baktırmak,
mutlaka bir fail gerekir. Hollandalı tarihçi bulmaca çözmek, şans ve kutu oyunları
Johan Huizinga, "homo faber" (yapan insan) oynamak, spor yapmak… Bu oyunların ortak
ve "homo sapiens" (düşünen insan) türlerinin noktasını Metin And, “gerilim, denge, denklik,
yanına üçüncü bir insan olarak "homo ludens" karşıtlık, çeşitleme, çözülme, karar vb.” olarak
(oynayan insan) tanımını getirir. Bununla yorumlar. Temelde bunların her biri, izlenebilir
birlikte, kültürün oyunu var ettiği kanısının bir şeyler yaratmak için kurmamız gereken
aksine oyun kavramının kültürden de önce denklemlerdir.
var olduğunu ifade eder; hatta biraz daha ileri
giderek kültürlerin doğuşunu ve dönüşümünü Primitif insanların henüz dil bile konuşamazken
sağlayanın oyun olduğunu savunur. “Kimine oyun oynamaya başladıklarını biliyoruz. Bu
göre oyun, enerji fazlasını atmak; kimine insanlar zamanla bir şeye inanma ihtiyaçlarını
göre, benzetmece içgüdüsünü doyurmak; fark ettiler, bir şeye inandıklarında ise belli
kimine göre ise boşalma gereksinmesini ritüeller ile bu inancı pekiştirmek istediler.
karşılamaktır.” Huizinga bütün bunlardan Her ritüelin başka bir anlamı vardı ve her
yola çıkarak oyunun, oyun olmayan bir amaca ritüelin, tıpkı bir oyun gibi, belli kuralları vardı.
varmaya yaradığını iddia eder. Örneğin ritüellerde kullanılan özel malzemeler
dekor ismini aldı. Ayrıca, bir ritüelde her
Çocukken oyun oynarken ne hissettiğimizi zamankinden farklı bir şekilde giyinip
hatırlamaya çalışalım. Oyun oynamaya nasıl kuşanılırdı. Buna, günlük yaşamdan ayrılması
karar veriyorduk? Her şeyden önce oyun ve kendine ait yeni bir gerçekliği -oyunu-
oynamayı, zamanımızı oynayarak geçirmeyi yaratması üzerinden zamanla kostüm deniliyor.
istiyorduk. Oyunun zamanı, gerçek zamandan Kostüm giymek -kılık değiştirmek- “dramatik
24

