Page 28 - tırnak içinde dergi
P. 28
Alfa ve Omega’ya Dair
– III –
Yaratılıştan Kasıt
Enver Can Özer
Immanuel Kant, Saf Aklın Eleştirisi bir Tanrı’yı ispatlamak istiyorsak hareketinden dolayı bir enerjiye
kitabının ön sözünde metafizik sanırım daha çok bekleriz. sahip olduğunu söylemedi. Einstein
konusu üzerinde durur. Bunu Böylesi antropomorfik bir Tanrı bir cevap arıyordu ve doğa da ona
yaparken metafiziğin alanında kavramıdır. Algımızın ötesinde bir bu yanıtı verdi. Bir başka örnek
kaldığı için ispatlanamayacak üç şeyi algılamaya çalışma isteğinin vermek gerekirse bilim insanları
şeyden bahseder, yani bilimin sonucunda ortaya çıkan bir doğaya ısı ile ilgili sordukları
sınırlarını çizer: Özgürlük, durumdur. soruların neticesinde ısının daima
ölümsüzlük, Tanrı. Tanrının varlığını ispatlamak, sıcaktan soğuğa gittiği ve bunun
Kant, çağdaşı düşünürlerin aksine bunun için neyi delil olarak kabul asla tersine olmadığı cevabını
metafiziği bir illet ve zillet olarak ettiğinize bağlıdır. Sanırım burada aldılar. Aynı durum Tanrı için de
görmeyip onun bir kadavra olarak bilimsel metottan bahsetmeliyiz. geçerli. Soracağımız soruları ve
otopsisini yapmaya girişmiştir. Bilimsel metot nedir? aldığımız cevapları nasıl izah ve
Bunu yaparken bilimin Tanrı’nın Bilimsel metot insanın dünyayla formüle edeceğimizi belirlemek
varlığını ispatlayamayacağını, iletişim kurmasıdır. İnsan durumundayız.
özgür iradeye sahip olup -bütün elementleri dahil olmak Peki bu dile kolay gönle zor işi
olmadığımızı ve ölümden üzere- dünyaya sorular sorar yaparken ne tür sorular sorabiliriz?
sonra neler olduğunu hiçbir ve karşılığında aldığı cevaplar Sanırım felsefeden doğru sorular
zaman bilemeyeceğimizi söyler. vasıtasıyla onunla iletişim kurmuş sormak bizi bir yerlere götürebilir.
Ona göre bunlar fiziğin değil olur. Önemli olan soruların nasıl Demek istediğim, mantık
metafiziğin alanına girmektedir sorulduğu ve alınan cevapların vasıtasıyla Tanrı’nın varlığını ispat
ve ispatlanmaları mümkün nasıl değerlendirildiğidir. Her edebileceğimiz değil fakat felsefe
değildir. Kant’ın bu görüşleri önüne gelen, doğaya soru sorup bize bir yerden başlamak için ipucu
çoğu insan tarafından akla yatkın ondan aldığı cevaplara anlam sunabilir.
bulunmuştur. Lakin merak ve veremez. Bu muhakeme yeteneği Büyük patlama teorisini ele
doymazlık duygusunun yaptırım gerektirir. Yürüyeceğiniz yolu alalım. Eğer büyük patlama varsa
gücünden olsa gerek bazı insanlar belirlemek ve sayısız olasılığın deterministik bir bakışla bu bize
Kant’ın ispatlanamaz dediği içinde yatan sırları ayıklamak evrenin yaratıldığını gösterir. Bu
şeylerin ispatının mümkün için yeterince “akıllı” olmak meseleden yazının sonunda ve
olabileceğini söylerler. Evet, zorundasınızdır. Örnek vermek sonraki yazıda ayrıntılı olarak
bunların hem birbirleriyle gerekirse Bern Patent Ofisi’nde bahsedeceğiz. Fakat Yaratılma
ilişkili olduğunu hem de çalışmakta olan Albert Einstein’in dediğimiz şey, belli kanunlara ve
ispatlanabileceğini söylerler. odasının penceresi bir demiryoluna evrenin mekaniklerine itaat eden
Peki Tanrı’yı ispatlamak nasıl bakıyordu. İsviçre’de elbette ki bir evren meydana getirmiştir.
mümkün olabilir? Einstein’den önce de trenler Bu durum hâlihazırda yaratıcı
Eğer bulutların üstünden dünyayı vardı. Ama ondan önce hiç problemini beraberinde getirir
seyreden, ak saçlı ve kalın sesli kimse trenlere bakıp maddenin ki bu belki de felsefe tarihinin en
28

