Page 29 - tırnak içinde dergi
P. 29
temel cümlelerinden biri olabilir: Teorisi diye bir şey mevcut. Tıpkı
Yaratılış yaratıcıyı gerektirir. mantıklı bir sistem içindeki
Bize ve evrene yaşam bahşeden bu ispat edilemez ifadelerin doğru
Yaratıcı kim? olduğunu ya da parçacıkların
Tanrı’nın varlığını kesin belirlenimci davrandığını kabul
olarak ispat edemeyeceğimizi etmemize rağmen kesin olarak
söylemiştim. Eğer Tanrı mevcutsa hiçbir zaman ispatlayamayacağımız
sadece varlığının bir kısmını gibi. Fakat şurası bir gerçek ki,
görmemize izin verip o her şeyi bizden gizlenen bir şey varsa
nihayete erdirecek delili hassas bu, söz konusu olguların işleyiş
gizemlerden oluşan bir örtünün şekilleri değil, kesin ispatlarıdır.
arkasında bizden gizliyor gibi. Peki Tanrı’nın varlığına ilişkin
Eksiklik teorisini duydunuz mu? işaretler/iddialar neler olabilir?
Eksiklik teorisi, 1931 yılında Felsefi açısından çoğu kişinin ilk
Kurt Gödel tarafından ortaya aklına gelecek olan iddia Platon
atıldığı zaman matematik dünyası tarafından ortaya atılan, Thomas
için bir dönüm noktası oldu Aquinas ve Descartes tarafından
ve matematiğin sınırlarının geliştirilip Liebniz tarafından son
belirlenmesi açısından büyük hâli verilen düşüncedir. Temelini
yankılar uyandırdı. Teori formüle etmek zor değildir. Basitçe,
kabaca, bir matematiksel sonuçların sebeplerini takip
sistemin tutarlılığını asla ederek ilk sebebe ulaşmayı konu
ispatlayamayacağımızı söylemiştir. edinir. Eğer evrenin bir başlangıcı
O ispatlanamayan ilkeler doğru varsa yani evren sonsuz değilse,
olsa bile. sonuçlardan geriye doğru giderek
Bu teori, bilimsel determinizmin evrenin yaratıldığı o meşhur ana
geride bırakılması anlamına gelir. ulaşırız.
Mantıklı bir sistemin içerdiği tüm Bu köklü iddianın yanı sıra ağırlığı
ifadeler doğru olsa bile teorinin olan bir başka iddia daha var ki,
bunları asla ispatlayamayacağını sonuca ulaştırmak istediğim fikir
söyleyerek derin ve mistik bir çerçevesinde ben bunun üzerinde
mesajı da gün yüzüne çıkarmış duracağım: Kasıtlılık ve tasarım
olur. Sanki Tanrı bizlere “Ben görüşü.
kendimi matematikle ifade ederim, Kasıt ve tasarım meselesi bilindiği
matematik benim dilimdir ama üzere öznel bir konudur. Zaten
bunun böyle olduğuna dair size tam da bu yüzden inançla ilgilidir
delil sunacak değilim!” der gibi. ve bu yazıya konu edilmiştir. Bu
Bunun yanında bir de Belirsizlik görüşü biraz daha açmak gerekirse,
İlkesi vardır ki o da bize parçacığın eğer birisi durup dururken
aynı anda kesin konumunu ve son model telefonunu duvara
hızını (momentumunu) tespit çarparsa ben bu davranışla ilgili
edemeyeceğimizi söyler. Sanki bir yorumda bulunabilirim ama
yine Tanrı şöyle der gibi: “Evet, bunun niye yapıldığını bilemem.
parçacıkların hareketi determinist/ Kesin gerçeği eylemin faili bilebilir.
belirlenimci olabilir… Geçmişi ve Onun kastının ne olduğunu kimse
geleceği ben tayin ettim ama size bilemez. Benim bu konudaki
bunun da kesin delilini verecek görüşüm her zaman için öznel
değilim!” olarak kalır.
Anlatmak istediğim, Tanrı’nın Peki var olmanın arkasındaki kasıt
varlığına dair kesin bir delil elde ne idi?
edemeyeceğiz. Çünkü Eksiklik İşte milyon dolarlık soru!
29

