Page 30 - tırnak içinde dergi
P. 30

J.D. Salinger’ın Çavdar Tarlasında Çocuklar  Ro-

        manı ile Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam Romanının

                                     Karşılaştırmalı Analizi


                                                 İlyas Kahveci







               Bu yazı; 1950-1960 dönemine damgalarını vuran, J.D Salinger’ın Çavdar Tarlasında Çocuklar ve Yusuf
        Atılgan’ın (1921-1989) Aylak Adam adlı romanlarını karşılaştırmalı olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır.
        Yazı, söz konusu yazarların ve edebiyata olan katkılarının tanıtımı, seçilen romanların özetleri ve son olarak
        romanların analizinin temel nedenleri ve sonucunun paylaşımı şeklinde üç ana bölümden oluşacaktır.


               Jerome David Salinger (1919-2010), edebiyat dünyasına roman ve özellikle öykü türlerinde çok sayıda
        eser vermiş bir yazardır. Zen-Budizm öğretisinden etkilenen Salinger bunu ülkemizde Dokuz Öykü olarak
        bilinen Nine Stories (1953) adlı kitabında bulunan “A Perfect Day for Bananafish” (1948) adında yayımladığı,
        dilimize “Muz Balığı için Mükemmel Bir Gün” olarak çevrilen öyküsünde göstermiştir. Aynı zamanda
        İkinci Dünya Savaş’ını yaşayan yazar, kitaplarına ilham olabilecek olan kaotik ortamdan etkilenmiştir.
        Yazarın başyapıtı sayılan ve bu metinde inceleyeceğimiz The Catcher in the Rye 1951 yılında yayınlanmıştır.
        Dilimizde ilk kez 1967 yılında, Adnan Benk tarafından kitabın Fransızcasından çevrilerek Gönülçelen adıyla
        yayımlanmıştır. Ardından, Çavdar Tarlasında Çocuklar adıyla Çoşkun Yerli tarafından çevrilmiştir. Yazarın
        kullandığı üslup dolayısıyla kitap ABD’nin bazı eyaletleri başta olmak üzere pek çok ülkede yasaklanmıştır.


               Türk Edebiyatı’nın önemli yazarlarından olan Yusuf Atılgan, Aylak Adam (1959) ve Anayurt Oteli
        (1973) gibi romanlarında psikolojik yabancılaşma (Depersonalizasyon) ve yalnızlık konularını işlemiş
        ve Aylak Adam romanındaki C. karakterini unutulmamak üzere edebiyat dünyasına kazandırmıştır.
        “Evdeki” adlı öyküsü ile Tercüman Gazetesi Öykü Yarışması’nda (1954) birincilik kazanan Atılgan, bu
        yazıda inceleyecek olduğumuz Aylak Adam romanı ile 1957-1958 Yunus Nadi Armağanı’nda da ikincilik
        kazanmıştır. Yazarın Anayurt Oteli adlı romanı, 1987 yılında Ömer Kavur tarafından beyaz perdeye
        aktarılmıştır.


               Çavdar Tarlasında Çocuklar romanında, 17 yaşındaki ana kahraman Holden Caulfield’ın bakış
        açısından aktarılan üç gün anlatılır. Ergenlik çağında olan kahramanımızın, özellikle ölüm bazlı, içsel
        sorunları ve bu sorunların hareketlerine yansıması sonucu oluşan sosyalleşme sorunları vardır. Karşı
        cinsle yaşadığı tuhaf ilişkiler ve bulunduğu ortamlarda ettiği kavgalar sonucu dünyaya öfke duyar, insanları
        yalancılıkla yargılar ve kendisini toplumdan soyutlar. Üstelik -her ne kadar büyümek istese de- doğal işleyişin
        önüne geçemez ve başarısız olur.


               Aylak Adam romanında Atılgan, maddi olarak herhangi bir sıkıntısı olmayan ana kahraman C.’nin
        geçmişe bağlılığı sonucu yaşadığı sıkıntılı ve monoton hayatı anlatır. Annesini küçük yaşta kaybetmiş
        olması nedeniyle, hayatına giren karşı cinste sevgiliye ek olarak anne figürü de arar. Yaşadıkları yüzünden
        değerlerini yitirmiş olan C., dayanacak bir şeyler arayan ve bu arayışta varoluş mücadelesi veren yalnız bir
        gençtir. Karakterin yalnızlığı yazar tarafından ‘‘üç oda bir mutfak sendromu’’ olarak adlandırılmıştır. Bu
        sendroma göre insanlar hayal ettikleri şeylere sahip olduktan sonra mutlu olacaklarına inanırlar ancak gerçek
        bundan çok uzaktır, zamanla mutluluk unutulur.






                                                           30
   25   26   27   28   29   30   31   32   33   34